Whatsapp Whatsapp
Telefon Hemen Ara

Karboksiterapi İle Zayıflama

Karboksi Terapi Nedir? Karboksi Terapi Hangi Durumlarda Kullanılır?

Karboksiterapi deri altına Karbondioksit(CO2) gazının enjekte edilip dokudaki metabolizmanın hızlandırılması ve dolaşımın hızlandırılması işlemine verilen addır. 1930’lu yıllardan günümüze kadar kullanılan karboksi terapi işlemi pek çok insan üstünde denenmiş ve deneyenlerin çoğu memnun kalmıştır. Bu yazımızda sizlere karboksi terapi hakkında bilgiler vererek sizin de bu konu hakkında bilgi sahibi olmanızı sağlayacağız.

Karboksiterapi Nasıl Uygulanır?

Bu yöntem uygulaması gayet basit olmakla beraber, CO2 gazının doku altına enjekte edilmesiyle yapılır. Enjekte edilen madde, doku tarafından emilir. Bu uygulama ile vücuttaki kan akışı hızlanır, dokularda oksijen kullanma oranı artar, pH dengesi sağlanarak vücudunuzdaki denge korunur. Ayrıca kas sertliğinin arştı sağlanarak size kolay yolla büyük faydalar sağlar. ‘’Peki hangi durumlarda karboksiterapi kullanılır?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Selülit, lokal yağlanma, yara izleri, cilt çatlaklar, cilt ülserleri gibi durumlarla karşılaşıldığında bu tedavi yöntemi kullanılabilir.

İşlem uygulanırken veya uygulandıktan sonra bölgede hafif ağrılar görülebilir. Fakat bu ağrılar kalıcı olmamakla beraber etkisi az ve kısa sürelidir. Kan akışının hızlanmasına bağlı olarak 10-20 dakika sıcaklık hissedilebilir fakat bu durum az önce de dediğimiz gibi kısa sürelidir ve ciddi bir ağrı içermez. Bu terapi yöntemi basende, kolda, göğüste, karında kullanılmaktadır. Karbondioksit 2 farklı etkiye sahiptir. Mekanik yağ eritici etki ve kılcal damar genişletici olarak iki etkiye sahiptir. Damarların genişlemesiyle bölgeye daha fazla oksijen akışı gerçekleşir. Doku içerisinde barındırdığı sıvıyı dışarı atar. Ödemler çözülerek doku daha canlı, hareketli ve genç bir yapıya kavuşur.

Tedavi Sonrası Neler Yapılmamalı?

Tedavi sonrası 4-5 saat süresince suya girilmemeli yüzme, banyo yapma gibi aktiviteler yapılmamalıdır. Bunun haricinde bireyler yaptıkları diğer aktivitelere devam edebilirler. Diğer aktivitelerde böyle bir sakınca söz konusu değildir. Dokunun tam olarak rahata erişebilmesi için yaklaşık olarak 15 seansa ihtiyaç duyulur. Seans sayısı selülitin derecesi ve yaygınlığı ile orantılı olarak artıp azalabilmektedir. Yapılan her seans 10 ila 15 dakika arası zaman zarfında gerçekleşir. Bireyler kendindeki değişimi 5. Seanstan sonra çok rahat bir şekilde fark edebilmektedir.

Ayrıca tedavinin gebelerde, emziren annelerde ve yüksek tansiyon hastalarında kullanılmamalıdır.